Konumuz
St. Hilarion Kalesi
Girne'deki kalelerin duvarlarında, geçip giden tarihi hissetmemek mümkün değildir. Beşparmak Dağları'nın kuzey eteklerinde inşaa edilmiş St. Hilarion Kalesi'nin burçlarından Girne'nin müthiş manzaralarını kuşbakışı seyredebilirsiniz.
Girne'ye 10 km uzaklıkta olan St. Hilarion Kalesi'ne çıkan yol düzgün ve güvenilir olmamakla birlikte 700 mt yükseklikte bulunan 480 basamak tırmanılarak kaleye ulaşıldığında insanı büyüleyen bir mutluluk verir.
Kalenin batısında Karaman ve Lapta köyleri, ufukta Korcamit Burnu bulunmaktadır. Bir harita gibi çizilmiş zeytin ağaçlarından sınırları olan tarlalar, dağların yamaçlarından Akdeniz'in mavi sularına kadar uzanan alanda gözümüze ilk çarpan muhteşem görüntüler arasındadır. Yazın alçak kesimlerde görülen kuru sıcak hava, St. Hilarion'a doğru çıkıldığında yerini serin bir rüzgara bırakır.
İkiz bir burun üzerine inşaa edilmiş St. Hilarion Kalesi'nin ismine tarihte 1191 yılında rastlanmıştır. Kale, burada ikamet eden Filistinli St. Hilarion'ı ziyarete gelenlerin artması ile manastıra dönüştürülmüş ve ismini bu azizden almıştır. Bugün kalede, eski manastır kilisesinden kalan bazı kalıntılara rastlamak mümkündür.
Manastır, 11. Yüzyılda Türklere karşı korunmak için sağlamlaştırılmıştır. Kıbrıs Adası'nı ve kalelerini bir süre Arslan Yürekli Richard kontrol etmiş 1191 yılında St. Hilarion Kalesini Guy de Lusignan'a teslim etmiştir. Bu dönemde savaşların önemli noktası haline gelen kale, Kıbrıs adasının bağımsızlığı yolunda etkili bir rölü olmuştur.
140 savaşsız geçen yıl içinde kalede yenilikler yapılmış ve Lüzinyanlı asillerin dinlenme yeri olarak kullanılmıştır.
St. Hilarion Kalesinin yeniden savaşla tanışması 1373 yılında olmuştur. Antakya Prensi John, burada Cenevizliler'e karşı savaştı. Venedikliler'in 1489 yılında adaya gelmeleri ile kale eski önemini yitirdi.
St. Hilarion Kalesinde üç ayrı bölüm bulunmaktadır: Kalenin üst bölümü, üzerinde bulunduğu tepenin iki uçlu olması nedeniyle Dydimus (ikizler) olarak bilinmektedir. Orta giriş bölümünde Lüzinyan kapısı yer almakta, burada açılıp kapanan bir köprü bulunmaktadır. Köprünün sağında bugün kubbesi olmayan bir kilise yer almaktadır. En alt bölümünde ise askerler, atlar ve diğer malzemelerin bulunduğu yerler vardır. Doğuda soylu kesim yer alır, batıda ise gündelik odalar bulunmaktadır.
Uygarlıkların egemenliği sırasında yaşanan hareketlilikle, bugün Beşparmak Dağları'nın üzerindeki durgunluğu çelişki oluştursa da, doğayla başbaşa kalan kale, hala insanı etkileyecek bir büyüye sahiptir.
Girne-Lefkoşa karayolunun Boğaz bölgesinden dağ yolunu kullanarak kaleye ulaşabilirisiniz. Yazın 09.00-16.30 kışın ise 09.00-16.00 arasında ziyarete açıktır.
